Sıkça Sorulan Sorular

Sıkça Sorulan Sorular

SIKÇA SORULAN SORULAR

Minare Nedir?
Namaz vaktinin geldiğini bildirmek için, camilerde, müezzinin ezan okuduğu bir veya birkaç şerefesi olan yüksek ve ince yapı. Lügatte, "nur saçan yer, ezan yeri, çerağ" manalarına gelir. Minare, Arapça olan menara kelimesinin değişikliğe uğramış halidir. Minare, genellikle taştan inşa olunduğu gibi tuğladan ve ahşaptan da yapılır.


Minarenin Bölümleri Nelerdir?
Minareler Türkiye'de genelde yedi bölüme ayrılırlar.

Alem: Minarenin yapılanma açısından en üstte olan kısmıdır. Genelde metalden yapılma altın rengi bir hilalden ibarettir. Bu üst noktayı aşan sadece paratonerdir.

Külah: Minareyi yağıştan koruyan koni biçimindeki kısımdır. Alemin altında bulunur.

Petek: Külahın altındaki kısmın (tek şerefeli minarelerde) ilk şerefeye kadar olan bölümüne verilen addır.

Şerefe: Müezzinin ezan veya sela okuduğu ve minareden her yöne dönmesini sağlayan balkona denir.

Gövde: Şerefe(ler)den sonra gelen ve Türk mimarisinde petekle aynı çapta ve ince olan en uzun bölümdür.

Pabuç: Gövdeyi alt ve geniş kürsüye bitiştiren küçük bir diske benzer.

Kürsü: Minarenin görünen bölümlerin en aşağıda olanıdır. Külaha benzer genişleyen bir kısmı ve altındaki bloktan oluşur. Külahın aksine alt blok dikdörtgen prizması şeklinde yapılır.Bu bölüme küp ya da gövde de denir.


Minare Ne Kadar Zamanda Tamamlanır?
Minareler uzunluğuna bağlı olarak yapım aşamasıda uzmaktadır, ancak kabaca hesap etmek gerekirse 40 metre bir minare ortalama 5 hafta gibi kısa bir sürede tamamlanmaktadır.


Minarelerde Betonarme Ne Demek?
Minarenin ilk doğduğu yıllarda taş priketler arasına harç yerleştrerek ve minarenin bir cok parçası yerde hazırlanarak yerine duvar örer gibi yerleştrilmesi şeklinde yapılıyordu, ancak ilerleyen yıllarda bu tarz minareler doğa olaylarına karşı koyamayıp yıpranmış ve yok olmuşlardır. Günümüz teknolojisinde ise artık çelik kalıplar sayesinde minarenin bütün parçaları yerinde dökülerek tam birleşme sağlanması ve büyük yapıların yapılmasında kullanılan demir bağlama teknikleri ile minareler çok daha sağlam ve uzun ömürlü yapılar haline gelmiştir. 


Yerde Dökülen Merdiven Ve İç Parçalrının Ne Gibi Zararı Vardır?
Yerde hazırlanıp dökülen merdivenler, iç gövde elemanları ve orta kolon yerine yerleştrildiğinde diğer parçalar ile kaynamazlar, özellikle merdiven ile dış gövde arasındaki bağlantıyı sağlayan orta kolon parçalardan oluştuğu için minarenin sallanma esnasında ortaya cıkan kuvvete yenik düşmektedir. Bu durumdan şu anlaşılıyor ki farklı zamanlarda dökülen betonlar birbirleri ile kaynama yapmazalar bu sorunun önüne gece bilmek için tekbir minarecilik minarelerin içine hazırladığı özel bir iç kalıp tekniği ile dış gövde, merdiven ve orta kolunun aynı zaman dilimi içinde inşa edilmesi sağlanmıştır.


Minareler Sallanır Mı, Eğer Sallanıyorsa Zararı Varmıdır?
Minareler yapıları gereği ince bir dizayn olarak yükseldiği için doğa olayları ağırlıkları üzerinde etken teşkil etmektedir. Mesela kuvvetli esen bir rüzgar minareyi diğer tarafa doğru itmektedir bu da minarelerde sallanmaya neden olur. Bu salanma minareler için gerekli olan bir işlevdir çünkü fiziki olarak esnemeyen cisim kırılır, bu mantıkla. Gözde Minarecilik cok ince hesaplar yaparak minarelerini inşa eder. 


Minare Nedir?
Minare nedir? Namaz vaktinin geldiğini bildirmek için, camilerde, müezzinin ezan okuduğu bir veya birkaç şerefesi olan yüksek ve ince yapı. Lügatte, "nur saçan yer, ezan yeri, çerağ" manalarına gelir. 
Minare, Arapça olan menara kelimesinin değişikliğe uğramış halidir. Minare, genellikle taştan inşa olunduğu gibi tuğladan ve ahşaptan da yapılırminare İlk minare, hicri  Eshab-ı kiramdan hazret-i Muaviye’nin emriyle, Mısır Valisi Mesleme bin Mahled tarafından yapılmıştır. Minareden ilk ezanı, Mesleme’nin kardeşi müezzin Serahbil bin Amire okumuştur. Ezan okumak, Hicretin birinci senesinde Medine’de başladı. Medine’de ilk ezan okuyan Hazret-i Bilal-i Habeşi, Mekke’de ise, Labbib bin Abdurrahman’dır. Minare yapılmadan önce, ezan mescitlerin dışında yüksek bir yerde, dam, duvar üzerinde okunurdu. Hicri sonra yapılan camilerde birer minare yapılması dini bir vecibe halini aldı.   Böylece dini mimaride önemli bir unsur haline gelen minare, her milletin mimari ve karakter anlayışına göre, değişik tarzlarda çeşitli yapılar olarak yapılmıştır. Ayrıca minare üzerine çıkıp dönerek ezan okunmasına yarayan şerefeler ilave edilmiştir. Türklerde minare, Selçuklularla başlar. Zamanla şehirleri süsleyen ve ülkenin varlığını ispatlayan narin ve nazik yapılar halini almıştır. Minare, en ahenkli ve en güzel şekline, Osmanlı devrinde, mimari sanatının zirveye ulaştığı on altıncı asırda mimar Sinan zamanında ulaşmıştır. Türkiye terminolojisinde minare, temel kısmından başlamak üzere kürsi (kaide), pabuç (kürsiden gövdeye geçiş kısmı), gövde, şerefe, petek (şerefenin üstündeki gövde kısmı) külah ve alem kısımlarından ibarettir. Bazı camilerin ahşap, tahta minareleri hariç, umumiyetle devirlere göre tuğla ve taş olarak yapılmıştır. Minarelerin harici şekilleri genelde caminin üslubuna uyacak şekildedir. Bazılarının sathı düz, bazılarının boydan boya uzun asabalarla süslüdür. Minarelerin gövde ve petekleri, burmalı, yivli, oluklu olarak da yapılmıştır. Zamanla minarelerin boyları yükselmiş ve gövdeleri incelerek zarafeti bir kat daha artmıştır. Edirne Selimiye Camii minareleri . Üç şerefesine ayrı merdivenlerle çıkılmaktadır. . Minarelerin en süslü bölümü şerefe kısmıdır. Şerefe çıkıntısının altı tuğla bindirmeli veya taş istalaktit ve püsküllerle bezeli olduğu gibi, etrafı da ekseriya ajur nefis mermer korkuluklarla çevrilidir. İlk minarelerde bir tane olan şerefe sayısı bazı minarelerde üçe kadar varmıştır. Şerefeden sonra başlayan, ekseriya gövdeye nazaran kalem ucu gibi incelen petek kısmı da minarenin boyuna uygun bir nispette ahşap ve üzeri kurşunla örtülmüştür. Daha sonraları külahlar taştan yapılmıştır. Çok minare şekilleri vardır ki, hepsi de ayrı birer inceleme konusu olmuştur. Selçuklular devrinden itibaren bazı camilerde minare ikiye, sonra Edirne Üç Şerefeli Camiinden başlayarak Süleymaniye ve Selimiye’de bunların sayısı dörde, Sultanahmed Camiinde altıya çıkmıştır. Bazı camilerde de bilhassa mahya gayesiyle ikinci bir minare yapılmıştır. (Bkz. Mahya) Selçuklu minarelerinde de burmalı minareler vardır. Minarelerin inşası mimaride ayrı bir ihtisas şubesi teşkil eder. Eskiden maharet ve bilgi sahibi minareci ustaları vardı. Her taşın kendi yerine göre traş edilmesi ve minarenin içinde merdiven basamaklarının ortasına gelen bir mihver etrafında taşların birbirine uyması ve kenetlenmesi mühim bir inşa meselesidir.  rüzgarla sallanması düşünülecek olursa işin güçlüğü anlaşılır. Minarelerin içinde ekseriyetle tek bir merdiven olup buradan şerefeye veya şerefelere çıkılır. içine üç merdiven inşa olunmuştur ki, bunların aşağıda ayrı ayrı kapıları olup, her şerefeye ayrı merdivenle çıkılır ve bu merdivenlerden çıkanların herbiri birbirini görmezler. Bu husus, Mimar Sinan’ın mimari deha ve kabiliyetinin hayranlık veren misallerinden birisidir. Minarenin en yüksek yeri alemdir. Alem, bayrak demektir. Minare alemleri, İslam aleminin dini sembolü olan hilal şeklindedir. Ülkemizdeki bazı alemlerin kıskaçları arasında yıldız da bulunur. Alemler, madeni veya taştan olabilir. Ancak binaya nispetle büyük ölçüde olanlar, genelde bakırdan ve altın yaldızlıdırlar. Alem; kaide, küp, armut, bilezik ve tepelikten mürekkeptir. Tarihi minarelerimiz yurdumuzun tapusuna imza atan kalemler gibidir. Sözlükte "minare" ne demek? 1. Namaz vaktinin geldiğini bildirmek için müezinin çıkıp ezan okuduğu, bir ya da birkaç şerefeli, çoğunlukla taştan, yüksek ve ince yapı.


Paratoner Nedir?
Paratoner veya yıldırımsavar, havadaki elektrik yükünü toprağa aktarmayı amaçlayan araçtır. İki bulutun sürtüşmesi, çarpışması veya kendi aralarında elektron boşalması yapmaları sonucu oluşan ışık görüntüsüne şimşek denir. Yıldırımdan korunmak için binaların ve evlerin gökyüzüne yakın olan yerlerine paratoner adı verilen aletler konulur. Bu aletler kısaca toprağa bağlanmış birer demir çubuktur. Topraklama sayesinde demir iletkene gelen yıldırım etkisiz hale getirilir.


Minare nin Tarihi
Minarenin Tarihçesi ıslamiyette ilk minare Mısır’n başkenti Fustat/Yeni Kahire’deki Amr ıbn Al As camisinde inşa edilmiştir. Minare ana parçaya Emevi Meliki I. Muaviye zamanında vali Meslem bin Muhalled tarafından 678 yılında eklenmiştir. Arap, ıran, Hint, Türk, Mısır minare şekilleri farklıdır. Minare sanatının büyük ustası Mimar Sinan bu yapı öğesine geometrik ve zarif şeklini vermiştir. ınce çubuk ve kabartma süslü minarenin benzersiz örneği şehzade Camii minareleridir. Selimiye Camii’nde uyguladığı teknikte minarenin üç şerefesine ayrı merdivenlerden çıkılmakta ve her merdivenden çıkan diğerini görmemektedir. Osmanlı minareleri ve şerefeleri süsleme sanatlıdır. Boyları 10 ila 40 m.dir. Camiye bitişik veya ayrı hatta biraz uzaktaki minarenin yapımında taş, tuğla ve horasan harcı kullanılmıştır. Bayezid Camii minaresinde renkli süsleme tekniği kullanılmıştır. Hırkai şerif Camii, Ortaköy Camii, Dolmabahçe Camii minarelerinde süsleme sonuna kadar kullanılmıştır. Klasik, rokoko dışında gotik, korint tarzlarında minareler dahi vardır, Bahçekapı Hacı Küçük Camii, Ali Paşa Mescidi ve Suadiye Camii minareleri gibi. Büyükçekmece Sokollu Camii minaresinin merdiveni dışardadır. Tahtakale Timurtaş Mescidi ile Topkapı Sarayı Beşir Ağa Mescidi’nin minareleri merdivensiz, dışarı taşan asma cumbalardır. Cavid Ağa Mescidi, Yağkapanı Mescidi, Karabaş Mescidi, Eminönü Arpacılar Camii, Köprülü Camii ile Arpacı Hayreddin Mescidi’nin minareleri ahşaptır. Karabaş Mescidi minaresi ise, çinko kaplamadır. Mimar Sinan’ın kendi adına yaptığı Yenibahçe’deki Mimar Sinan Mescidi minaresi çokköşeli, baca gibi, en üstü süslü pencerelidir.


Whatsapp

ahmet taspinar

Whtasapp Karşılama Mesajı

Tıkla Ara